Are you the publisher? Claim or contact us about this channel


Embed this content in your HTML

Search

Report adult content:

click to rate:

Account: (login)

More Channels


Channel Catalog


Channel Description:

80'lerde doğmuş, anne, gazeteci, 2007'den itibaren blogger, kahvekolik ve evli ♥
    0 0
  • 02/16/17--02:14: John Wick 2
  • Bu ara film seçimlerimizi Alper belirliyor!
    Teog yaklaştıkça sosyal hayat iyice kısıtlandı.
    O yüzden tek yapabildiğimiz aktivite sinemaya gitmek oluyor.

    Bu haftanın filmi Keanu Reeves'in başrolde olduğu John Wick 2'ydi.
    Biz eşimle ilk filmi izlememiş olsak da bir sıkıntı yaşamadık.
    Bol aksiyonlu ama aksiyondan kastım dan dan dan dan silah seslerinin olduğu, yüzlerce kişinin öldüğü ama başrol oyuncusunun nerdeyse burnunun bile kanamadığı!!! bir film olmuş.
    Ergen erkek çocukları nedense bayılıyor bu tarz filmlere...
     
    Filmin konusu ise; Ünlü tetikçi John Wick emekli olmuş ve kendine huzurlu bir hayat kurmuştur. Fakat karanlıklar arkasında işlerini yürüten suikastçı birliğinin tehdit altında olmasıyla John Wick emeklilikten geri dönmek zorunda kalır ve bir anda dünyanın sayılı tetikçilerini karşısında bulur.

    0 0
  • 02/18/17--00:57: Yulaf kepekli ekmek
  • Yaz geliyor diye yine yediklerime dikkat etmeye başladım.
    Bitmeyen bir döngü bu maalesef :(
    Kendimi bildim bileli diyet yapıyorum sanırım!

    2 ay boyunca akşam yemeklerini kaldırıp yürüyüşle destekleyerek 8 kg verdim.
    Sabah kahvaltılarında bazen kepekli/tam buğday ekmek, tam buğday lavaş veya nesfit tüketiyorum.
    Ekmek olarak farklı neler yiyebilirim diye düşünürken makarnalutfen.com'un yulaf kepekli ekmeğini denedim. Ben dilimlik porsiyonlar tercih ettiğim için İkea'nın muffin kağıtlarında pişirdim.

    Gıda Mühendisi bir anne olan Tuğba hanımın kurduğu Makarna Lütfen'den daha önce de farklı ürünler sipariş etmiş ve çok memnun kalmıştım. Özellikle peynirli makarnaları Alper'in favorisi...

    Sitede organik Hindistan cevizi yağı ararken bu yulaf kepekli ekmek karışımı dikkatimi çekti ve denemek için online olarak sipariş verdim.
     

    Yulaf kepekli ekmek organik yulaf kepeği, kabartma tozu ve tuzdan oluşan 175 gr'lık bir karışım. 1,5 su bardağı yoğurt ve 3 yumurta ile (1 yumurta sarısı üzerine) yoğurup 175 derecede 15 dakikada pişiriyorsun.
    20 dk'da yemeğe hazır bir ekmeğin oluyor.
    Bir paketten 10 ad minik ekmekler çıkıyor.
    Biz 4 gün boyunca bayatlamadan tükettik.
    Dukan diyetinde olanlar da kullanabilirmiş.

    0 0
  • 02/19/17--10:15: Karanlığın Elli Tonu
  • Dakota Johnson ve Jamie Dornan'ın başrolleri paylaştığı, erotik sahneleri ile çok konuşulan Elli Ton serisinin ikinci filmini izledik.
    Salonda kadın izleyicinin hakimiyeti vardı resmen!
    Yine yüz kızartacak sahneler serpiştirilmişti...
    Anastasia Steel ve Christian Grey'in tutkulu aşkı Karanlığın Elli Tonu ile devam ediyor anlayacağınız!
    Şimdi sırada serinin 3. ve son filmi olan Özgürlüğün Elli Tonunda...
    Sanırım o da 2019 Şubat'ta vizyonda olur.
     

    0 0

    Dekorasyonda trendleri takip etmeyi çok seviyorum.
    Uzun samandır sosyal medyada da led ışıklı tabelalar, ahşap harfler falan görüyordum ama nerede vardır diye araştırmamıştım.
    Geçen gün Penzz Shop'da defterlere bakarken karşıma Up in Lights'ın led ışıklı ahşap harfleri çıktı. Hem oğlumun hem benim hatta annem ve kız kardeşiminde baş harfi olduğu için bir tane A harfi aldım.



    Alper'in çalışma masasının üzerine dekoratif amaçlı yerleştirdik.



    2 adet ince kalem pille çalışan "A" harfini ben Penzz Shop'dan 40 TL'ya satın aldım.
     Up in Lights'ın kendi sitesinde, Toyzz Shop'da ve Aliexpress'de harflerin yanı sıra farklı modeller mevcut.
    Özellikle bulut, kalp, unicorn ve kaktüs şeklindekiler bebek ve çocuk odaları için ideal.
    Dekorasyona meraklıysanız bir göz atın derim!

    0 0
  • 03/20/17--05:09: Güzel ve Çirkin
  • Masallarla büyüyen bir nesil olduğumuz için Güzel ve Çirkin filmi vizyona girer girmez izlemeye gittik.
    Bill Condon’un yönettiği filmin başrolünde Emma Watson, Dan Stevens, Luke Evans ile Kevin Kline var.
    Filmde bir canavar tarafında kaleye hapsedilen genç, güzel ve özgür Bella'nın canavarın korkunç dış görünüşünün arkasındaki hassas kalbi ve gerçek Prensi keşfetme hikayesi anlatılıyor.
    Müzikalleri ve masalları seviyorsanız Güzel ve Çirkin tam size göre bence...


    0 0


    0 0

    Büyük küçük herkesin bayıldığı, dolaplardan eksik olmayan sütlü tatlılar için eminim ki zamanınız vardır. En geleneksel tatlıların en yaratıcı sunumları ya da bilinen lezzetlerin en farklı tarifleri lezzet.com sitesinde sizlere sunuluyor. Çeşit çeşit meyve ve soslarla hazırlanan sütlü tatlılar için en doğru ölçülere sahip tarifleri bulabileceğiniz lezzet.com.tr adresi hem sizin hem de sevdiklerinizin ağzını tatlandırmak için yüzlerce tarif barındırıyor. Standart sunum ve tariflerden sıkıldıysanız ve yeni lezzetler için hazırsanız hemen lezzet.com sayfalarındaki sütlü tatlılar kategorisine girerek evinizdeki malzemeler ile pratik lezzetler hazırlamaya başlayabilirsiniz. Formunu korumak isteyen ama aynı zamanda tatlıdan da vazgeçemeyenlerin tercihi olan sütlü tatlılar düşük miktarda kalorileri ve damaklarda bıraktıkları enfes tatlar ile sofraların baş tacı olmaya her daim devam edecek gibi görünüyor.




    Hindistancevizi Sütlü Panna Cotta Tarifi


    Malzemeler:

    ·         1/3 su bardağı toz şeker

    ·         2 kutu Hindistancevizi sütü

    ·         2 tatlı kaşığı toz jelatin

    ·         Tuz

    ·         1 çay kaşığı vanilya esansı

    Yapılışı:

    Bir tencerenin içine hindistancevizi sütü, bir tutam tuz, toz şeker ve toz jelatini koyun. Şeker ve jelatin eriyinceye kadar karıştırın. Vanilya esansını da kaynayan karışıma ilave ederek 4 dakika daha kaynatın. Servis kaselerine koyarak ılındıktan sonra buzdolabında soğumaya bırakın. Servis tabaklarına ters çevirip üzerine dilediğiniz bir sosu dökerek sunuma hazır hale getirmiş olacaksınız. İsteğe bağlı olarak sosunuzla uyumlu meyve parçacıkları da koyabilirsiniz.




    Kefirli Sütlaç Tarifi


    Sütlacın daha önce hiç tatmadığınız bir haline ne dersiniz? Şifa kaynağı kefir ve yılların geleneksel tatlısı sütlacın muhteşem uyumundan henüz haberdar değilseniz Lezzet.com sayfalarına mutlaka hemen girmelisiniz.


    Malzemeler:

    ·         1 yemek kaşığı nişasta

    ·         1 su bardağı pirinç

    ·         1 çay bardağı krema

    ·         500 ml kefir

    ·         1 su bardağı toz şeker

    ·         750 ml süt


    Üzeri İçin:

    ·         Nane

    ·         Böğürtlen

    ·         Frambuaz


    Yapılışı:


    Pirinç hafif oranda diri kalacak şekilde haşlandıktan sonra suyu süzülür. Nişasta bir su bardağı kadar süt yardımıyla açılır. Kalan süt, toz şeker, kefir ve krema bir tencere içinde kaynatılır. Kaynamaya başladığında sütlü nişasta eklenir ve kıvam alıncaya kadar birlikte pişirilir. Servis tabaklarına konup buzdolabında beklemeye alınır. Üzerine nane, frambuaz ve böğürtlen eklenir. Arzuya göre yanına dondurma koyarak da servis yapabilirsiniz. 

    0 0
  • 04/03/17--06:41: Hayat
  • Ryan Reynolds, Jake Gyllenhaal ve Rebecca Ferguson'un başrol oynadığı Hayat filmini izledik dün akşam.
    Uluslararası bir uzay istasyonunda görevli altı kişi, insanlık tarihinde çığır açacak bir keşfin eşiğindedir. Bu görevli ekip, Mars'ta ilk kez hayat olduğuna dair ip uçları bulur. Ekip araştırmalarını ilerlettikçe, beklenmedik sonuçlar almaya başlar çünkü buldukları bu hayat formu, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar zeki ve tehlikelidir!



    Alper bilim kurgu filmlerini sevdiği için bayıldı Hayat'a...
    Ben ara ara korktum ama sıkılmadan izledim.
    Spoiler olacak ama biz genelde mutlu sonlara alışkın olduğumuz için filmin sonu beni epey şaşırttı.
    Sinemada izlemek şart değil bence beklenebilir.

    0 0

    Neden Çocuk Devam Sütü?
    Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



    Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?
    Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.
    1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.
    Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.


    Bir boomads advertorial içeriğidir.

    0 0

    Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.

    Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:

    İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz.

    Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz.



    Bir boomads advertorial içeriğidir.

    0 0



    Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.
    Anneler günü’nüz kutlu olsun!
    Anneler ve anne adayları!
    Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?
    Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.
    İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.
    Bir boomads advertorial içeriğidir.

    0 0

    Karayip Korsanları serisinin 5. filmi olan Salazar'ın İntikamı'nı epeydir bekliyor Alper.
    Vizyona girer girmez de izlemek istedi ve biz soluğu dün akşam bu filmde aldık.

    Çılgın maceraları ile bilinen kaptan Jack Sparrow yeni maceralara çıkıyor. Bu kez ona gök bilimci Karina ve Will Turner'ın denizci oğlu Henry eşlik ediyor.

    Biz filmi çoookkkk sevdik.
    Bizim gibi meraklıları koşarak gidip izlesin:)
     

    0 0
  • 08/08/17--05:38: Mozaik Pasta
  • Yaza en yakışan tatlı bence mozaik pasta!
    Hem çok pratik hem çok lezzetli hem de buzzz gibi...



    Malzemeler

    • 300 gr petibör bisküvi
    • 1 bardak süt
    • 3 yemek kaşığı kako
    • 5 yemek kaşığı şeker
    • 3 yemek kaşığı eritilmiş tereyağ
    • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz (Cevizi tarife mutlaka eklemenizi öneririm çok ama çok lezzet katıyor.)



    Yapılışı

    Tereyağı eritip derin bir kaba alın. Üzerine kakao, şeker ve soğuk sütü ekleyip çırpma teli ile tüm malzemeyi karıştırın. Petibör bisküvileri kırıp kaba ekleyin. Son olarak cevizleri ilave edip güzelce karıştırın. Ben buzdolabı poşetini kesip dikdörtgen kek kalıbına (borcam) yerleştirdim. Bu şekilde çok daha düzgün şekil verebiliyorum. Poşet folyo veya yağlı kağıt gibi yapışma da yapmıyor.



    Buzlukta en az 2 saat beklettikten sonra Mozaik Pastanız servise hazır.
    Afiyet olsun ♥

    0 0
  • 08/14/17--01:12: Örümcek Adam Eve Dönüş
  • Vizyona gireli bir ayı geçti ama biz ancak fırsat bulup izleyebildik Tom Holland'lı Örümcek Adam'ı...
    Genç Peter Parker bu kez Tony Stark’ın gözetimi altında süper kahraman oluyor.
     
    Temposu pek düşmeyen güzel bir film olmuş.
    3D olmaması da ayrıca güzel :D
    Başlarda yeni Örümcek Adamı biraz yadırgamıştım ama filmin sonlarına doğru alıştım hatta sevdim!!
    Sanırım bir üçleme olacakmış bu seri...
    Devamını da sabırsızlıkla bekliyorum.

    0 0

    Tatil dönemi bittiğine göre evde kendimize hafif ve sağlıklı öğünler hazırlamanın da zamanı geldi demektir.
    Hem bayramda hem de yaz tatilinde alınan kiloları vermek için benim yaptığım hafif ve pratik öğünler...


    Sürekli peynir, ekmek, domates-salatalıktan oluşan klasik kahvaltıdan sıkıldığımda kendime fıstık ezmeli ekmek yapıyorum.
    Kızarmış tam buğday veya çavdar ekmeğinin üzerine fıstık ezmesi sürüp üzerine muz ve ceviz koyuyorum.
    Nefis oluyor...



    Mantarlı Omlete bayılıyorum!
    Bunu da genelde hafta sonları tercih ediyorum. İnce ince doğradığım mantarları çok çok az yağda soteliyorum. Mantarlar pişince maydanoz ilave edip bir kere karıştırıyorum. Pul biber, karabiber, kekik ve tuz ile çırptığım yumurtayı ilave edip omleti hazırlıyorum.



    Vestel'in Mix & Go Blenderını aldıktan sonra öğünlerimi smoothielerle renklendirmeye başladım.
    Portakal suyu ve havuç ile 1-2 dk'da bu smoothieyi hazırlıyorum.



    Bu da çilek, muz, yulaf ve laktozsuz süt ile de hazırladığım bir smoothie.
    Çok ama çok lezzetli...



    Yeşil smoothie'nin rengi pek iç açıcı değil!
    Bende bayılarak tüketmiyorum ama özellikle kaçamak yaptığım günlerin ertesinde akşam yemeği yerine tercih edilebilir.
    Karın bölgesindeki ödemi almakta çok başarılı!
    Bunun içine de 2-3 yaprak ıspanak, salatalık, kivi, yeşil elma, nane ve 1 bardak su (su yerine ayran, Hindistan cevizi suyu, portakal suyu veya sütte tercih edebilirsiniz.) koydum. Blenderdan geçirdim. O kadar basit!


    Yulaf, mevsim meyveleri ve yoğurt karışımı da hem ara öğünler hem de haftada 1-2 kez ana öğün yerine tüketmek için pratik bir menü.



    Benim kahvaltıda sık sık tercih ettiğim nesfit + muz veya şeftali + ceviz ve sütten oluşan bu karışım oluyor. Sürekli aynı şeyleri yemek istemediğim için farklı lezzetler bulmaya çalışıyorum.



    Chia puding tarifini daha önce buradavermiştim.
    O da hem kahvaltı yerine hem de tatlı ataklarını gidermek için güzel bir alternatif.

    Yeni öğünler keşfettikçe burada paylaşmaya devam edeceğim!
    Kimse okumasa bile benim için iyi bir arşiv oluyor :D

    0 0
  • 09/13/17--02:38: Barry Seal: Kaçakçı
  • Tom Cruise'lu macera filmlerini seviyoruz biz!
    Dün akşam oğlum Alper (14) ile baş başa Barry Seal: Kaçakçı adlı son filmini izledik.
    Film evli ve 3 çocuk babası Barry Seal adındaki Amerikalı bir pilotun gerçek hikayesini anlatıyor.
    Adam hem CIA için çalışıyor hem de Pablo Excobar için uyuşturucu kaçakçılığı yapıyor.
    Sürükleyici bir hikaye...



    Ben tabi filmi izlerken bu adam yıllardır nasıl hiç yaşlanmıyor diye de bol bol aklımdan geçirdim :)

    0 0
  • 10/16/17--02:24: Kız Kulesi
  • Bazı mekanların büyüsüne kapılmamak elde değil...
    İstanbul boğazının girişinde yer alan Kız Kulesi de onlardan biri..

    Kız Kulesi hakkında epey söylenti var ama en bilinen hikaye; Osmanlı döneminde bir bölge kralının kızı için 18 yaşına geldiğinde yılan tarafından sokularak öleceği söylenmiş. Bu sözü duyan kral denizin ortasına bir kule yaptırarak kızını burada yaşamaya ikna etmiş. Ama bir süre sonra kuleye gelen bir meyve sepeti içerisinden çıkan yılan kralın kızını sokarak ölümüne sebep olmuş. Daha sonra ki yıllarda bu kule deniz feneri ve gözetleme kulesi olarak kullanılmış.



    Hem büyüleyici mimarisi hem de gizemli geçmişiyle aşıkların ve turistlerin uğrak yeri olan Kız Kulesi insana bir nevi kaderden kaçmanın pek de mümkün olmadığı mesajını da veriyor...


    1110 yılında inşa edilen, Üsküdar'ın sembolü haline gelen Kız Kulesi, Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eser.



    Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, artık çatal-bıçak seslerinin duyulduğu bir mekan haline dönüştürülmüş.



    Kız kulesine ulaşım Salacak ve Ortaköy'den kalkan teknelerle yapılıyor.


    0 0

    26 Ağustos'ta 17. evlilik yıldönümümüzü geçirmek için eşimle baş başa Bolu - Abant'a gittik ama ancak yazma fırsatı bulabiliyorum.

    Burayı bazen çok ihmal ediyorum ama yine de benim için bir anı-arşiv olduğu için geç de olsa paylaşmak istedim.
    Hem Bolu'nun zamanı olmaz ki...
    Her mevsim güzel...
    Bir de kışın gitmek lazım!

    Bu Bolu'ya ikinci gelişimiz.
    Daha önce 2015 Mayıs ayında Alper ve eşimle birlikte gelmiştik.
    Merak edenler için onun yazısı da burada...



    Yıldönümü selfi'si...



    17 yıl sonra bile beni güldüren ve bu güzel kareleri çeken kocama teşekkürler...



    İzmit ile Bolu Abant arası 1.5 saat falan sürüyor.
    Daha sık gelmek lazım aslında ama her zaman fırsat bulamıyoruz işte...





    Sevdiğim tüm kolyeleri takıp gelmişim...





    Bu sırt çantasını Bodrum Palmarina'daki Beymen'de görmüş ve çok sevmiştim.
    Beymen'in üzeri emojilerle süslü Bemoji koleksiyonuna ait.
    İndirime girmesini bekleyip aldım tabi ki!



    Göl manzarası eşliğinde aşk pozu ♥



    Gölün etrafını at arabalarıyla da gezebiliyorsunuz ama biz hayvanlara eziyet olarak gördüğümüz için göl kenarında yürüyüş yapmayı tercih ettik.



    Gölün çevresinde çay bahçesi ve kafeteryalar mevcut.
    Biz çay keyfi yaptık. Çok da lezzetliydi...



    Manzarayı arkama alıp bir poz daha çektirdim tabi...



    Konaklama için göl çevresinde Büyük Abant ve Abant Palace adlı iki büyük otel var.
    Onun dışında da onlarca butik otel mevcut.
    Biz Abant Palace Taksim International Otel'de kaldık.
    Odalar klasik döşenmiş, geniş ve temizdi. Yemeklerini de sevdik.
    Arap turistler burayı da keşfetmiş. Baya bir kalabalıktı.



    Abant yolu oldukça keyifli...

    Abant'tan sonra 25-30 dk mesafedeki Gölcük'e geçtik.
    Bana göre Abant gölünden daha güzel bu yapay Gölcük gölü...



















    Kocacım göl manzarasını çekerken ben de onu çektim...





    Bizim için oldukça keyifli, romantik bir iki gündü...
    Yeni yerlerde, yeni yazılarda görüşmek üzere...

    0 0

    Bodrum'a her gidişimizde tatlı bir mola vermek için uğradığımız yerlerin başında Yunuslar Karadeniz Pastanesi geliyor.
    Özellikle çilekli tatlıları seviyorsanız bayılacaksınız!!








    Benim favorim tabi ki çilekli milföy (taze ise) ve limonata...
    Bodrum'a yolu düşenler not etsin...

    0 0
  • 10/30/17--04:43: Melisa Kesmez; Bazen Bahar
  • Melisa Kesmez'in Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz adlı öykü kitabından sonra Bazen Bahar'ı okudum.

    O kadar sıcak bir dilde o kadar güzel öyküler yazmış ki!
    Mutlaka okuyun...



    İçimde şehirler yıkılıyordu. Saat kuleleri, yüksek binalar, köprüler, caddeler yerle bir oluyordu tek tek...



    (Tanıtım Bülteninden)

    Melisa Kesmez, çok sevilen ve kısa sürede başarıya ulaşan Atları Bağlayın, Geceyi Burada Geçireceğiz'in ardından Bazen Bahar ile yeniden okur karşısında. Arzuları, korkuları, sevinçleri, kırgınlıkları, umutları; yazları, kışları ve baharlarıyla bir çocuk, bir kadın, bir kuşak, Kesmez'in üslubunu korurken derinleşen incelikli anlatısıyla sesine kavuşuyor.

    Ağır anneanne yorganlarının, muzun en önemli yenilik olduğu yılbaşı gecelerimizin, sevgiliye yazılan gönderilmemiş mektupların, değişen şehirlerin ve özlenen çocukluk bahçelerinin, iç sızlatan dostlukların, yarım kalmışlıkların, yeniden başlangıçların; bizi biz yapan değerli ayrıntıların arasından tohumlanan hikayeler.
    Hayat, bazen bahar...

    0 0

    İclal Aydın'ı yıllardır çok beğenerek takip ediyorum.
    Onun doğum yaptığı dönemde ben oğluma hamile olduğumu öğrenmiştim.
    İzmit'e geldikçe sahnelediği gösterileri izledim bu sayede kuliste tanıştık.
    Yakın arkadaşım Bozcaada'daki imza gününde onunla tanışıp beni aramıştı. Bu sayede telefonda konuştuk. Benim için o kadar anlamlıydı ki...
    Sonrasında Instagram'dan beni takibe aldı.
    Köşe yazıları yazdığı yıllarda mailleştik.
    Yazdığı tüm kitapları okudum, katıldığı programları takip ettim.
    Kızıma ve Unutursun albümlerini severek dinledim.
    Benim için hep özel bir yeri oldu...



    Unutursun İclal Aydın'ın Bir Cihan Kafes'ten sonra yazdığı ikinci roman ve 11. kitap...
    Çıkar çıkmaz aldığım, bitirmeye kıyamadığım ama bir sonraki sayfayı merak ettiğim için elimden düşürmeden okuduğum bir romandı...
    Karakterler arası yaptığı yolculuk o kadar güzeldi ki..
    Romanda tanık olduğumuz her olayın bir sebebi var ve her karakter özenle dahil edilmiş hikayeye...
    Ihlara, Ankara, İstanbul, Berlin ve New York'a uzanan hayatlar aynı romanda o kadar güzel buluşmuş ki!
    Hala okumadıysanız mutlaka bir şans verin.
    Pişman olmazsınız.

    Not: Bir Cihan Kafes'i okuduktan sonra bloga yazdığım yazıda "Kitap öyle bir anda bitti ki bence Lorin yeni bir hikayeyi hak ediyor. Devamı gelir ve karakterlerin daha derinlerine ineriz bu sayede..."demişim. Ve sanki sesim duyulmuş...



    (Tanıtım Bülteninden)

    Bütün hayatlar birbirine çıkar. Büyük bir şehrin kimi sahile kimi yokuşa çıkan yolları gibidir ömürler. Bizi birbirimize düğümleyen yollar, derken tam da bunu söyler Gavras Bey. Göçler, idamlar, istifalar, muhtıralar, öğrenci olayları, uçak kazaları, tanklar, yanılgılar, fedakârlıklar ve şarkılar içinde geçen bir yüzyılın  Türkiyesi’nde, bir göçe direnen köklerin, ayrılığın, yoksulluğun, ölümün, direncin hikâyesini hatırlatıyor Unutursun. Hacı Gavras Karamanlı, Unutursun’un en uzun yaşayan kahramanı. Hayatının tüm dönemeçleri Bir Cihan Kafes’ten tanıdığımız ve hikâyeleri henüz bitmemiş bir ailenin üç kuşak kadınına çıkıyor. Birlikte geçirdikleri bir ömür içinde birbirleriyle kucaklaşamamış Samire, Yaşar ve Lorin’i ölümüyle kavuşturan bu yabancı kim?

    Unutursun, aşk için giden, kalan ve ölenin hikâyesi biraz da...

    İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, müge çiçekleriyle bezeli altmışlı yılların Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, savaşlardan sağ çıkmış sıhhiyecilerin yorgunluğu, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar ve elbette bir esinti gibi geçip giden Nariye’nin şarkısı... Hepsi birer yağmur damlası bu hikâyede. Hasan Dağı’nın ardında yaşananlar unutulmasın diye.

    Kimi bir madalya gibi taşır yara izini... Kimi de teninde yeni yaralar açarsa, eskisini unutup herkese unutturabileceğini düşünür. Oysa zaman her işi tek hamlede yapabilen büyük  bir kahraman.

    Ve hepimizin kalbinde kapağı ölene dek açık kalan bir “unutma! defteri” var.

    0 0

    Merhaba hanımlar,
    Bir süredir blogda bahsetmek istiyorum ama işten güçten fırsat bulup yazamadım. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz bilmem ama ben, rüyaların çok ilgi çekici, adeta aylardır beklediğim bir vizyon filmi olduğunu düşünürüm. Sebebi ise her seferinde eğlenceli, eksantrik, macera dolu, fantastik ve romantik rüyalar görmemden ötürüdür. Bu nedenle sabah uyandığımda gördüğüm rüyayı hatırlıyor isem çok mutluyumdur. Çünkü koşa koşa rüya tabirlerine bakan kişilerdenim.


    Bazen can sıkıcı, iç karartıcı rüyalar görüyor, sabah gördüğüm rüyayı hatırlıyorsam keyifsiz oluyorum ancak bu rüya tabiri işi hakikaten büyülü bir şey. Hemen gördüğüm bir rüyadan örnekle anlatmak istiyorum: Bir keresinde sabah uyandığımda anında gece gördüğüm rüyayı hatırladım ve resmen gözümü korkuyla açtım. Çünkü rüyamda berbat, iğrenç bir tuvalet görmüştüm. Evet, tuvalet! Gördüğüm en pis, en iğrenç tuvaletti. Kesinlikle mide bulandırıcıydı. Anlamı kesinlikle kötü, korkutucu bir şey olmalıydı. Gördüğüm rüyalar kötü de olsa her zaman rüya tabirlerine baktığımdan bu defa hiç içimden gelmedi gidip bakmak, yalan yok. Bakmadım ama günlerce aklımdan çıkmadı rüya. Nihayetinde dayanamadım ve korkarak da olsa gidip baktım. O da ne? Ben hayatıma dair kötü bir analiz okuyacağımı sanıyorken tam tersi çok güzel şeyler okudum. Meğersem hayatımdaki kötü günleri geride bırakacağım temiz bir şekilde yoluma devam edeceğim tarzı iç açıcı ferah bir tabirle karşılaştım. İçime su serpildi desem yeridir. Rüyalar tersine çıkar denen o meşhur sözü ben de biliyorum ama öyle pis bir tuvaletten böylesine güzel bir anlam çıkacağını da beklemezdim doğrusu. İşte bu yüzden rüya tabiri iyi ki var. İç sıkıntımızı alıyor bazen daha dikkatli davranmamız konusunda bizi tetikliyor.



    Sizlerin de benimkine benzer rüyaları var mı merak ettim :) Şahane dediğiniz rüyanın aslında kötü şeyleri işaret ettiğini veya benimki gibi berbat bir rüyanın aslında çok aydınlık bir rüya olduğunu fark ettiğiniz oldu mu? Hani dizilerde, filmlerde hatta bazen yanımızda yöremizde bulunan kişilerde görürüz ya; gördüğü rüya tamamen hayatını değiştirmiştir veya bir beladan kurtulmasını sağlamıştır… 

    Böyle hikâyeleriniz, tanık olduğunuz durumlar illa olmuştur. Açıkçası her zaman şaşırtmış ve büyülemiştir rüya hikâyeleri beni. Rüya tabirlerini Elele internet sitesinden takip ediyorum, sizlere de öneririm. Güzel rüya yorumlarıyla karşılaşmak dileğiyle bu ilginç yazıma son veriyorum. 


    0 0

    Yeni bir hayata adım atmayı planlayan gelin ve damat adayları, düğün hazırlığı yaparken fikir alabilecekleri çok fazla online içerik olmadığından şikayet ediyorlar. Ben de onlar için internette faydalı ve bilgilendirici kaynaklar ararken DüğünBuketi.com’a rastladım.

    Blogda zaman zaman düğün hazırlıkları, gelinlik trendleri ve damatlıklar üzerine ilham verici görseller içeren yazılar yazıyorum ama DüğünBuketi.com 'da bir düğün için ihtiyacınız olan tüm detaylar düşünülmüş ve hepsi farklı konu başlıkları altında bir araya toplanmış.



    Sitede neler var?

    DüğünBuketi.com düğün mekanlarını bir araya getiren ve çiftlerin firmalardan düğünleri ile ilgili fiyat teklifi almalarını sağlayan bir online platform. Sitede birbirinden güzel düğün mekanları, farklı düğün salonları, otellerin balo salonları, yemekli düğün mekanları ve nikah sonrası eğlence yapabileceğiniz bir çok alternatif yer mevcut. Düğün salonlarının yanı sıra kına ve nişan için de mekan önerileri var.

    Sitede gelinlik ve damatlık modelleri, farklı balayı mekanları, romantik balayı otelleri, catering firmaları, düğün pastası, organizasyon şirketi, düğün davetiyesi, gelin arabası seçimi ve süslemelere  kadar bir çok öneri mevcut. Hatta ışık, ses ve sahne düzeninden müzik seçimine, dans şarkılarından giriş müziğine kadar en ince detaylar bile düşünülmüş. DüğünBuketi.com yurt dışında evlilik hayali kuran gelin ve damat adayları için de birbirinden romantik tavsiyelere yer vermiş. Düğün yerine nikah töreni düşünüyorsanız da nikah salonu, nikah şekeri ve davetlilere vereceğiniz hediye seçiminde farklı fikirler var. Nikah sonrası aile ve dostlarınızla birlikte şık bir yemek de düzenlemeyi düşünüyorsanız yine DüğünBuketi.com'a başvurabilirsiniz.


    Sitede İstanbul, İzmir ve Ankara'nın yanı sıra tüm iller için farklı düğün salonu önerileri, düğün firmaları, organizasyon şirketleri mevcut.


    Kır düğününden, havuz başına, tarihi düğün mekanlarından balayı otellerine kadar sitede bir çok farklı başlık var.


    Sitede düğün organizasyon firmaları ile ilgili de detaylı bilgiler var. Düğün salonları hakkında genel bilgi, düğün salonunun kapasitesi, farklı görseller eşliğinde kullanıcılara sunuluyor.


    Ayrıca sitede düğün hazırlık rehberi adı altında bir çok farklı içerik bir araya toplanmış.  Düğün fotoğrafı için farklı konsept fikirleri, fotoğrafçı seçimi için de siteden yardım alabiliyorsunuz.


    Yeni makyaj trendleri, gelin makyajı için öneriler, temel gelin makyajı uygulamaları ile ilgili siteden yardım alabilirsiniz.


    Sitede ışık, ses ve sahne düzeninden müzik seçimine, dans şarkılarından giriş müziğine kadar en ince detaylar bile düşünülmüş. 


    Sadece evlenirken değil mezuniyet ve sünnet organizasyonları için de bu siteden yardım alabilirsiniz. Sitede doğum günü organizasyonları için farklı fikirler, 1 yaş partileri için farklı konseptler de bulabiliyorsunuz. Ayrıca açılışlar, Baby shower, bayi toplantısı, davet ve resepsiyonlar, kurumsal etkinlikler için de pek çok seçenek bulunuyor.


    Site üzerinden fiyat teklifi alabiliyor, firmaların telefon numarasına ve iletişim bilgilerine de kolayca ulaşabildiğiniz için evlenmeden önce mutlaka www.dugunbuketi.com 'a bir göz atın.

    0 0
  • 11/14/17--04:09: Tavsiye; Jombo Künefe
  • İzmit'te en iyi künefe nerede yenir deseydiniz size verecek bir cevabım yoktu!
    Güzel yapan, canım künefe çektiğinde gidip yediğim yerler var ama hiç biri için mutlaka gidin diyemezdim!
    Ta ki bu güne kadar...

    Geçen Haziran'da açılmış ama biz yeni keşfettik Jumbo Künefeyi...
    Künefeler gözünüzün önünde hazırlanıyor.
    Ve masaya hem göze hem de damağa hitap eden nefis künefeler geliyor.
    Siparişi verdikten 10 dakika sonra yenmeye hazır :D



    Akşam 21:00 gibi gitmiştik ve bir 7-8 dakika masa boşalsın diye bekledik.
    Her zaman böyle mi bilmiyorum ama epey kalabalıktı.



    Masaya künefenin yanında kan şekerini düzenlemesi için soğuk süt, dilimlenmiş mevsim meyveleri ve kabuklu Antep Fıstığı geliyor.
    Künefenin peyniri tabi ki Hatay’dan fıstığı Antep’ten, tereyağı da Urfa Siverek'den özel geliyormuş.



    Tepsinin son hali de bu!
    Neredeyse dibini sıyırdık yani :D
    Ne kadar sevdiğimizi siz düşünün.
    Çevremdeki herkese tavsiye ettim hatta ertesi gün deneyip beğenilerini iletenler de oldu.
    Benim gibi künefe meraklıları için bloga da yazmak istedim.
    Umarım dener ve seversiniz.

    Tepsilerin porsiyonları 2, 4, ve 6'şar kişilik.
    Biz 6 kişilik tepsi için 75 TL ödedik. 2 Kişilik tepsinin fiyatı ise 35 TL'ydi.
    Kaymak ve Maraş Dondurma için de ekstra ücret ödüyorsunuz tabi.
    Künefe dışında Kadayıf çeşitleri ve Katmer'de var menüde.
    Onları da deneriz mutlak bir gün...

    Adres: Yahya Kaptan Mahallesi, Şehit Ergün Köncü Sokak. No: 7, İzmit - Kocaeli
    Tel: (0262) 333 33 31

    0 0
  • 11/15/17--02:00: Ayla
  • Türkiye'nin gündemine oturan ve kulaktan kulağa yayılarak 3 haftada 2 milyondan fazla izleyiciyle buluşan Ayla filmini bizde izledik tabi.
    Can Ulkay’ın yönettiği filmin başrolünde İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor ile Ali Atay var.
    Film 1950’lerde Kore Savaşına katılan Süleyman Astsubay ile savaşta ölen ailesinin yanında bulduğu ve Ayla adını verdiği Koreli küçük kızın sevgiyle beslenen gerçek hikâyesini anlatıyor.
    Böyle sahici bir hikayeyi beyazperde de izlemek izleyiciyi perişan ediyor tabi.
    Bana filmi izlemeden önce herkes "çok ağlayacaksın" dediği için sanırım ben fazla ağlamadım. Ki ben reklam filminde bile ağlayacak kadar sulu gözlüyümdür! Üzerimde oluşan baskıdan dolayı sanırım...
    Ama çevremde kim izlediyse hep hıçkırıklara boğulduğunu söyledi.

     

    Zaman zaman güldüren, oldukça sahici, sıcacık bir hikaye.
    Türkiye'nin 2018 Oscar aday adayı...
    Yolu açık olsun.
    Filmin IMDB puanı da 9.2.
    Mutlaka izleyin...